having to - Türkçe İngilizce Sözlük

having to

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"having to" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stop having anything to do with somebody f. alışverişi kesmek
having to repeat an examination s. ikmalci
having the authority to sign s. imza yetkisine haiz
having regard to ed. gözönüne alarak
İfadeler
having regard to the fact expr. gerçeğini dikkate alarak
Konuşma Dili
without having to expr. gerek kalmadan
without having to expr. zorunda olmadan
Deyim
not having a pot to piss in nor a window to throw it out of f. çok fakir olmak
Konuşma
they seemed to be having a pretty good time expr. güzel vakit geçiriyor gibiydiler
Ticaret/Ekonomi
charges having an effect equivalent to customs duties i. eş değerli vergi
elimination of a charge having effect equivalent to customs duty i. eş değerli vergi veya resimlerin kaldırılması
charges having an effect equivalent to customs duties i. eş etkili vergiler
Hukuk
having regard to expr. göz önüne alarak
Siyasal
having regard to expr. göz önünde tutarak
Argo
be having the balls to do something f. taşaklı olmak